"Batı, gündelik çıkarları uğruna, tarihsel ilkelerini feda ediyor. Ve bu ikiyüzlülüğüyle diğer kıtalardaki müttefiklerini kaybediyor. ‘Mültecileri bizden uzak tutun da, içeride ne yaparsanız yapın' diyerek Avrupa sınırlarından uzakta bir toplama kampı kiralamak ve kampın gönüllü bekçisinin zulmüne göz yummak, sadece Batı için değil, insanlık için utanç vericidir.
Bu mücadele, Batı ile Doğu arasında değil. Avrupa ile Türkiye arasında da değil. Bu mücadele, Batı'da ve Doğu'da insan haklarına, basın özgürlüğüne ve demokrasiye inananlarla, her iki cenahta bu değerleri ayaklar altına alanlar arasında. Eğer birinciler kaybederse, yenilen sadece Türkiye'deki demokratlar değil, laiklikten kadın-erkek eşitliğine, düşünce özgürlüğünden yargı bağımsızlığına kadar bir dizi evrensel değer olacaktır.
Avrupa, asıl bu yenilgi sonrası, sınırlarını, kendi eliyle büyüttüğü zorbaların baskısından korumakta zorlanacaktır."